Bu soru pek çoğumuzu siyasi içerikli konuşmalarda sorulmuştur veya tartışma programlarında sık sık duyarız. Peki bu soru neye hizmet eder ve bu soruyu kimler sorar. Bu sorunun insanları bütünleştirmeye , bir olmaya hizmet etmediği aşikar sanırım. Bu soruya göre ya Türk olacaksın ya da Müslüman.Demek ki bu soru insanları ayrıştırmaya , parçalamaya yönelik bir soru. O zaman bu soruyu kimlerin sorduğu da otomatik olarak ortaya çıkıyor. Yüz yılardır bize kimler düşmansa onlar. Çünkü düşman karşısındaki gücü parçalayarak,onları birbirine düşürerek kolay yutulur parçalar haline getirmek ister. Seyit Ahmet Arvasi ‘ sanki bir insan hem Türk ,hem Müslüman hem de medeniyetçi olamazmış gibi düşman bu değerleri birbirine zıt unsurlar durumuna sokarak hiç yoktan çatışan güçler meydana getirir.’ Der. Bu tür parçalama faaliyetleri ülkemizde çeşitli isimler altında yapılmaya çalışılmıştır ve halende yapılmaktadır. Özellikle Türklük ve Müslümanlığı birbirinde ayırmak çok daha tehlikeli bir oyundur.
Peki bu oyuna ülkemizde düşenler var mıdır ?. Maalesef tabiî ki de vardır.Özellikle bazı İslami çevreler bu soruyla karşı karşıya geldiklerinde tövbe tövbe tabiî ki de Müslümanım derler.Onlardan Türküm lafını duymak çok zordur. Özellikle milletleri sorulsa dahi Adem oğluyum deyip geçiştirirler. Onlara göre Türküm demek günahdır. Peki kutsal kitabımız, peygamberimiz ve İslam tarihi millet konusunda ne diyor.
‘ Ey insanlar biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık ve sonra sizi milletler ve kabilelere ayırdık, tanışasınız diye. Allah katında en şerefliniz en takvalı olanınızdır. Allah her şeyi bilen ve haberdar olandır.’ ( El-Hucurat Suresi – 13. ayet )
‘ Eğer rabbin isteseydi insanları tek bir millet yapardı ve ayrılıkta devam etmezlerdi.’ ( Al-i İmran Suresi- 33.34. ayet )
Yine dinimizde bir m,illetin geleneği olan örfü de tamamen dışlamamıştır. Hatta bazen ona uygun davranmayı emretmiştir. Nitekim ‘ Evlenecek kızlara verilecek mehir ve miktarı örfe göre verilir.’( Nisa Suresi -25. ayet ) ve ‘ Öldürüldüğü adamın velisi tarafından af edilen katilin ödeyeceği kan bedeli örfe göre ödenir.’ ( Bakara Suresi – 178 ayet. ) buna örnektir.
Görüldüğü üzere kutsal kitabımızda millet kavramı üzerine durulmuştur. Allah kullarına adaletten ayrılmadıkları sürece millet kavramına izin vermiştir. Peygamberimizin ashabı arasında İran asıllı olan Selman-ı Farisi , Rum asıllı Süheyb-i rum-i vardı. Ppeygamberimiz zamanında onlara milletleri ile hitap edilmiştir.eğer millet isimlerinin kullanılması yasak olsaydı, öncelikle peygamberimiz yasak ederdi. Dinimizde yer alan önemli kavramlardan biri de şehitliktir. Bir insanın şehit sayılması için ne gerekir ? Allah yolunda savaşmak olduğu kaçınılmaz bir gerçek, peki vatanını korurken can vermek şehitlik nedeni midir ? Tabiki de şehitlik nedenidir. Peki vatan bir milletin yaşadığı toprak parçası olduğuna göre vatanı ve milletini korumak dinimizce kutsal sayılmıştır. Yani Uhut savaşında ölen de şehit sayılır , Çanakkale savaşında ölen de şehit sayılır.
Gelelim ikinci kısma; Türk müsün Müslüman mı sorusuna tabiki de Türküm diyen arkadaşlara. Onlara göre din belirtmek milliyetçilik anlayışına ters bir davranıştır.İnsanın kültürünü oluşturan faktörleri sadece kan ve biyolojik faktörlere indirgeyip işi kafa tasçılığa götürürler. Sanki Türkler aynı fabrikadan çıkmış ve aynı programlar yüklü robotlardır onlara göre.
Her iki tarafta bir koltukta iki karpuz taşınmaz mantığı ile hareket etmekte. Peki kendine Türk –İslam ülküsünü hedefini seçmiş biz Alperenler bu duruma nasıl bakıyoruz. Bizler şunu biliyoruz ki Allah İslamı sadece Araplara indirmedi peygamberimiz de sadece Araplar sadete erişsin diye bu dini yaymak için zorluklara katlanmadı. Yine biliyoruz ki Alparslan sadece yeni bir yurt kazanmak için Anadolu’ya seferler düzenlemedi, Kılıç Arslan Anadolu’yu Haçlılara karşı sadece kendi vatanı olduğu için savunmadı, Osmanlı sadece kendi milletinin bayrağı Avrupa’da dalgalansın diye Avrupa’nın kalelerini fetih etmedi.Bizler bizi Türk ve Müslüman olarak ayırmak isteyen düşmanlarımıza şu sözle cevap veriyoruz.
TÜRKLÜK BEDENİMİZ İSLAM RUHUMUZ.
|